Ana Sayfa | İletişim
0.312.427 89 89 
---> Konular
Kadın Genital Anatomisi ve     İşleyişi
Gebelik / Hamilelik
Normal Dogum ve Sezeryan
Infertilite (Kısırlık)
Tüp Bebek ve Mikroenjeksiyon
Adet Düzensizlikleri
Myomlar (Rahimde Ur)
Yumurtalık Kistleri
Endometriosis
Vajinal Akıntı ve Enfeksiyonlar
Rahim Sarkması
İdrar Kaçırma
Gebelikten Korunma
Kürtaj - Gebelik     Sonlandırılması
Menopoz ve Sonrası
Laparoskopi - Histeroskopi
Jinekolojik Kanserler
Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar
Rahim Ağzı Kanserinden Korunmak
Vajinismus Nedir?
Vajinismus Belirtileri Nedir?
Vajinismus Nedenleri Nedir?
Vajinismus Hakkinda Bilinmeyenler
Vajinismus Için Çözüm Yollari
Kızlık Zarı Tamiri
Hymenoplasti
--

-- > Endometriosis

Endometriozis hastalığı kadınların yaklaşık yüzde 10’unu etkileyen aslında oldukça yaygın bir sağlık sorunudur.

Endometriozis, normal olarak rahim iç boşluğunda olması gereken dokuların vücudun başka yerlerine taşınarak oralarda yerleşmesi sonucu ortaya çıkan bir problemdir. Bu doku karın içindeki organlarda ( yumurtalık, rahim kanalı , karın iç zarı, bağırsaklar, idrar kesesi) bulunabildiği gibi karın dışında da ulunabilir.

Adet zamanında rahim içzarında meydana gelen kanama ile beraber bu endometriosis odaklarının bulunduğu bölgelerde de kanama benzeri belirtiler olur ve birçok şikayetlere neden olur. En sık rastlanan şikayet ağrılı adet görmedir. Endometriozis en yaygın olarak karın boşluğunda oluşmaktadır.

Rahim dışında biriken dokular, ileri dönemlerde sürekli kasık ağrısı ve kısırlık gibi bazı problemlere neden olabilir.

Endometriozisin kesin nedeni halen bilinmemektedir. Bu konuda en yaygın kabul gören teori, adet kanamaları sırasında rahim içindeki dokuların kadının tüplerinden geçerek karın boşluğuna yerleşmesi ve burada gelişimini sürdürmesidir. Bağışıklık sisteminin de buna izin verecek şekilde normalden farklılık gösterdiği düşünülmektedir.

Endometrioziste kalıtsal yatkınlığın önemli bir faktör olduğu düşünüldüğünden, annede ya da başka bir akrabada endometriozis olması endometriosis olasılığını artıracaktır.

Kadının yumurtalıklarında endometriosis oluşması durumunda bazen kistler (çukulata kistleri) oluşabilir ve bunlar eğer çok büyürlerse ciddi problemlere yol açabilirler. Çukulata kistleri her zaman kesin olmamakla birlikte ultrasonografi ile görülebilir. Kesin tanı ise yalnızca laparoskopi işlemi ya da açık ameliyatla konulabilir.

Laparoskopi, hastalığa tanı konulmasında yararlı bir işlem olup, ayrıca hastalığın ciddiyetine ilişkin fikir de vermektedir. Bu işlem ayrıca, doktorun sizin için en iyi tedavi planını hazırlamasında da yardımcı olacaktır. Tanı konulurken eş zamanlı olarak endometriosis odaklarının cerrahi tedavisi de uygulanabilir.


Endometriozisin yaygın belirtileri şunlardır:

* Ağrılı adet
* Ağrılı cinsel ilişki
* Adet öncesinde karın ağrısı
* Sırt ağrısı
* Büyük tuvalette ağrı olması.

Bu belirtilerin tümünün başka nedenleri olabilir. Hastalığın başka belirtileri görülmemesine karşın, hamile kalmakta güçlük çeken bazı kadınlarda endometriozise sıkça rastlanmaktadır.

Endometriozis doğurganlığı nasıl etkiler?

Hamile kalmakta güçlük çeken kadınlarda endometriozis hastalığı görülme olasılığı artmaktadır. Bu kadınların bir kısmında, özellikle de ileri evre endometriosis hastalığı olanlarda, endometriozisin neden olduğu tahribat Fallop tüplerinde (rahim kanalları) tıkanıklığa yol açmaktadır.

Ancak, çoğu kadında endometriozisin doğurganlığı etkileme nedenleri henüz tam olarak bilinmemektedir. Bu konudaki diğer teoriler şunlardır. Endometriozis:

* Yumurtalıklar içinde oluşarak yumurtlama gelişimini etkilemekte ve yumurtlama bozmaktadır.
* Spermleri öldüren toksinler üretmektedir.
* Embriyonun rahim içersine tutunmasını engellemektedir.
* Embriyo üzerine toksik etkilidir

Endometriosisin sebep olduğu kanal tıkanıklığı bazen tam bir tıkanıklık olmayıp sperm geçişine izin verebilir.. ancak kısmen tahrip olan kanallarda embriyolar takılarak dış gebelik de ortaya çıkabilir.

Endometriosisin tedavisi

Uygulanan tedavilerin temelde amacı ağrıyı gidermek ve kısırlığı ortadan kaldırıp gebe kalmayı sağlamaktır. Bu amaçla değişik tıbbi ve cerrahi tedaviler uygulanabilir. Tıbbi tedaviler ağrı kesmenin dışında, endometriozisin östrojene (kadınlık hormonuna) bağımlı bir hastalık olması prensibine dayanır.

Hamilelik ve menopoz endometriozis oluşumunu engelleyen iki doğal durumdur. Hormonal tedavilerde amaç aslında bu iki doğal durumu taklit etmektir. Her iki durumda da rahim iç zarı (endometrium) üzerindeki östrojen etkisi ortadan kalkacağından yanlış yerde yerleşmiş olan endometrial dokunun da baskılanması beklenir. Elbette öncelikle tıbbi tedavilerle sorunlar giderilmeye çalışılmalı ancak eğer büyük çikolata kistleri ya da tıbbi tedaviyle giderilemeyen ağrı gibi sorunlar varsa cerrahi tedavi düşünülmelidir.

Medikal (tıbbi) tedavi

* Hafif ağrı kesiciler (paracetamol ve steroid olmayan değişik ağrı kesiciler v.b.)
* Hormon tedavileri (doğum kontrol hapları v.b.)

Hormon tedavileri

Hormon tedavileri, normal adet dönemini engelleyerek, endometriozis oluşumunu durdurmak ya da yavaşlatmak amacıyla uygulanmaktadır. Bunu gerçekleştirmenin en basit yöntemi “doğum kontrol hapları” kullanmaktır. Ayrıca, endometriozisten kaynaklanan ağrının azaltılmasında etkili olduğu saptanan diğer hormon tedavileri de mevcuttur.
Son yıllarda oldukça etkili olan ancak kişiyi geçici olarak menopoza sokarak yumurtalıkları ve dolayısıyla da endometriozis hastalığını baskılayan analog adı verilen aylık ya da 3 aylık depo iğneler mevcuttur. Ağrının giderilmesinde oldukça etkili olduğu bilinen bu ilaçların 6 aydan daha fazla kullanımı sakıncalı olduğundan bu süreden daha fazla kullanılması gerekiyorsa mutlaka ek bazı önlemlerin alınması özellikle kemikleri korumak amacıyla gerekmektedir.

Unutulmamalıdır ki tıbbi tedavilerin hiçbiri kişinin gebe kalma şansını arttırıcı etkiye sahip değildir. Hatta depo iğnelerin kullanıldığı dönemde kişi menopoza girdiğinden zaten gebe kalması hatta adet görmesi olası değildir.

Bazı kadınlarda hormon tedavileri bazı yan etkilere de neden olabilmektedir. Ancak bu yan etkiler genellikle baş edilebilir türdendir.

Cerrahi Tedavi

Hastalığın ciddiyeti, kadının kısırlık öyküsü, gebe kalma isteği, yaşı, cerrahi tedavinin biçimini belirler. Maalesef kadının rahminin bile çıkarılması % 30 hastada ağrının kalkmasını sağlayamaz. Genellikle ilk cerrahi oldukça etkilidir, tekrarlayan girişimler bu konuda daha az etkilidirler. Laparoskopi ile gerçekleştirilen en sık cerrahi işlemler yumurtalık-tüp-rahmi çevreleyen yapışıklıkların kesilmesi, endometriotik odaklar ve yumurtalıktaki çukulata kistlerinin çıkarılması, yakılması, ya da lazer ile yok edilmesidir.
Rahme giden sinirin yakılması ve kesilmesi (LUNA), ağrıyı gidermede belli bir oranda faydalıdır.

Yumurtalıktaki endometriomalar mutlaka bu konuda deneyimli ve dikkatli bir cerrah tarafından zarıyla soyularak çıkartılmalıdır. Çocuk sahibi olmak amacıyla bize başvuran ve daha önce endometriosis-çukulata kisti operasyonu geçirmiş bayanlarda gebelik şansı tüp bebek tedavisiyle bile çok yüksek olmamaktadır. Bu bayanlarda önceki operasyon ya da operasyonlarda uygulanan tekniğin yumurtalık rezervine zarar verdiğini sıkça görmekteyiz.

Dolayısıyla bu konu gebelik açısından çok önem arz etmektedir. Eğer çapı 3-4 cm’den daha küçük çukulata kistleri varsa belki de bunlara hiç dokunmadan aşılama ya da tüp bebek tedavisine kişinin alınması gebelik şansını arttırabilir. Bu konuda diğer yumurtalığın, hastanın yaşının ve diğer bazı faktörlerin cerrah tarafından iyi değerlendirilmesi gerekir.

Endometriosis tedavisinde en önemli konu çocuk arzusunun olup olmadığıdır..!

Eğer gebelik arzu ediliyorsa medikal ve cerrahi tedavileri bir yana bırakıp doğrudan gebeliğe yönelik tedavilere girişmek en akılcı olandır. Çünkü medikal (tıbbi) ve de cerrahi tedavilerin gebelik şansını arttırdığı tam olarak kanıtlanmamıştır..

Dolayısıyla eğer yumurtalıklarda gebe kalma tedavilerini zora sokacak büyüklükte bir çukulata kisti yok ise ve kanalların da açık olduğu biliniyorsa aşılama ile bir an önce çocuk (kısırlık) tedavisine girişmek gerekir.

Eğer bahsi geçen bir çikulata kisti varsa hekiminiz öncelikle bunun çıkarılıp çıkarılmaması gerektiğini sizinle tartışacaktır.

Cerrahi tedaviyi takiben kendiliğinden gebelik oluşmaz ise yumurtlamanın uyarılması ve rahim içine sperm aşılanmasıyla bu şans arttırılabilir. Ancak ileri düzey endometriosiste ve kadının yaşının 35 ve yukarısında olduğu ya da infertilite sebebi olabilecek sperm problemi gibi ek bazı faktörlerin varlığında doğrudan tüp bebek tedavisine başvurmakta gecikilmemelidir.

DUYURULAR

Kadın Sağlığı Bizim İşimiz | FeminenAnkara.com | Site Haritası Dr. Belgin Polat | Kadın Hastalıkları Uzmanı 
Adres: Tunalı Hilmi Caddesi Okyay Apt. 62/6 Kavaklıdere- ANKARA Tel: 0312 427 89 89 info@feminenankara.com

İşbu Sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki resimler, yazılar kaynak gösterilse dahi, izin alınmadan başka sitelere, yazışma gruplarına, ticari yayınlara aktarılamaz, kopyalanamaz, internet ortamında ya da başka biçimde alenileştirilemez, basılıp çoğaltılamaz.

Hymenoplasti, Kızlık zarı tamiri, kızlık zarı dikmek, kızlık zarı onarımı ve vajinismus üzerinde düşünülmesi gereken tedavilerdir. 
SEO: Analitik SEO - Tasarım ve Programlama: İNAJANS
Site Haritası